Bediüzzaman Hazretleri'nin Seyyid Olduğu ve Mahkemelerden Çekindiği için Seyyid Olduğunu Gizlediği İddiası Doğru Değildir

Bazı Nur talebelerinin en sık içine düştüğü yanılgılardan biri de Bediüzzaman Hazretleri”nin seyyid olduğu iddiasıdır. Bu kardeşlerimiz Bediüzzaman Hazretleri”nin seyyid olduğunu ama dönemin koşulları içinde bu bilgiyi sakladığını iddia etmektedirler.

Mehmet Ali Kaya”nın Bediüzzaman Hazretleri”nin seyyid olduğu yönündeki doğru olmayan iddiası

Bediüzzaman, Ehl-i Beyt”tendir. Bitlis”te doğması, Kürt olduğunu ispat etmek için yeterli değildir. Elbette seyyiddir ve Al-i Rasul”dendir. Gizlemesi, yukarıda ifade edilen iman davasını öne çıkarmak içindir. (Asırların Rehberleri Mücedditler, sf. 239)

Ahmet Akgündüz”ün üstadımız”ın seyyid olduğuna dair belge olduğuna dair gerçek dışı iddiası Okumaya devam et

Hz. Mehdi (as)'ın "Hakim" Olmasının Manası "Filozof" Olması Değil, Tüm Dünyada Adalete Vesile Olmasıdır

Nur Talebelerinden Mehmet Ali Kaya kitabının 277. sayfasında Hz. Mehdi (as)”ın hakimlik vasfıyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmaktadır:

“Hakim, bilge ve hikmet sahibi anlamına gelir. Eskiler buna filozof derlerdi. Bu yönüyle Bediüzzaman o derece büyük bir hakim ve düşünürdür ki Mehmet Akif Ersoy ve Ali Ulvi Kurucu gibi alimler, Nurettin Topçu gibi felsefeciler “Sokrat ve Eflatun felsefede Said Nursi”nin ancak talebesi olabilirler” demişlerdir…” (Asırların Rehberleri Mücedditler, sf. 227)

Üstadımız Mehdi (as)”ın hakim olacağını söylerken onun filozof olacağından bahsetmemektedir. “Hz. Mehdi (as) hakim sıfatıyla tüm dünyada adaleti sağlayacak” demektedir.

Okumaya devam et

Bediüzzaman Hazretleri Hicri 13. Yüzyılın Müceddidir, ama Ahir Zamanın En Büyük Müçtehidi ve En Büyük Müceddidi Değildir

Bir çok Nur talebesinin sıkça dile getirdiği yanılgılardan biri de, Bediüzzaman Hazretleri”nin Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerien büyük müçtehid ve en büyük müceddid olduğudur. Bediüzzaman Hazretleri çok büyük alim, çok değerli bir Müslümandır ve geçtiğimiz yüzyılın yani Hicri 1300″ün müceddidir. Ama ahir zamanın en büyük müçtehidi ve müceddidi sıfatlarını taşımamaktadır.

 

Okumaya devam et

Hz. Mehdi (as)'ın Sakalının Olmayacağı ve Peygamberimiz (sav)'in Hadiste Bediüzzaman Hazretleri'nin İsmini Müjdelediği İddiası Doğru Değildir

Bazı Nur talebelerinin Mehdiyet konusunda savundukları yanlış bilgilerden biri de, Peygamberimiz (sav)”in hadis-i şerifinde Bediüzzaman Hazretleri”nden bizzat ismiyle bahsettiği ve Mehdi (as)”ın sakalsız olacağını söylediği iddiasıdır.

Okumaya devam et

Bediüzzaman Hazretleri, "Bundan Bir Asır Sonra" Dediğinde 1977 Yılından Değil 2010 Yılından Bahsetmektedir

Ahmet Akgündüz ve Mehmet Ali Kaya gibi bazı Nur talebesi Hocalarımız ve kardeşlerimiz, Bediüzzaman Hazretleri”nin Birinci Şua”da Hz. Mehdi (as) ve talebelerinin dönemi olarak haber verdiği “bundan bir asır sonra” ifadesinin 1977 yılını kast ettiğini iddia ediyorlar. Bu yanlış iddia bir çok internet sitesinde de yer alıyor. OYSA BU İDDİA DOĞRU DEĞİLDİR! Üstadımız, “Bundan bir asır sonra” dediğinde 1977 yılından değil 2010 yılından bahsetmektedir.

Okumaya devam et

Bu Sitemizde Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin Hz. Mehdi (as) hakkındaki izahlarını gerçek anlamlarından saptıran bazı Nur talebesi kardeşlerimizin hatalarına yer vereceğiz.

Bilindiği gibi Peygamberimiz (sav) hadislerinde, ahir zamanda zuhur edecek olan Hz. Mehdi (as)’ın hem fiziksel özellikleri hem de dünya üzerinde İslam ahlakının yayılmasında üstleneceği görevle ilgili çok kapsamlı bilgiler vermiş, Hz. Mehdi (as)’ın zuhur edeceği ortamı detaylı anlatmıştır. Peygamberimiz (sav)’in söz konusu hadislerini kaynak alan büyük İslam alimleri de hazırladıkları eserlerde konuyla ilgili geniş açıklamalarda bulunmuşlardır.

risale-i nur külliyatı

Risale-i Nur Külliyatı

Peygamberimiz (sav)’in sahih hadislerinde ve onun bu hadislerini yorumlayan büyük İslam alimlerinin ifadelerinde kullandıkları hemen her detay, her açıklama bizim Hz. Mehdi (as)’ı doğru tanımamız ve onun zuhur vaktini iyi tespit etmemiz açısından son derece önemlidir. Peygamberimiz (sav) eğer Hz. Mehdi (as) için bir tanımlama yapıyorsa o tanım, vakti geldiğinde Allah’ın izniyle tam anlamıyla Mehdi (as)’ın şahsı üzerinde görülecek ve onun döneminde yaşanacak demektir. Okumaya devam et